türbanlı porno izle siverek nakliyat kemer escort karatay escort keşan escort
yabancı dizi izle warez script porno izle hacklink shell indir aksaray evden eve nakliyat bursa görükle escort
Bugun...


Servet ARSLANER


facebook-paylas







LİDERLİK-TEŞKİLAT ve BAŞARI (14.02.2019)
Tarih: 14-02-2019 23:09:00 Güncelleme: 14-02-2019 23:09:00


LİDER olabilmek için; öncelikle çok uzak ufukları görebilme kaabileyeti, sınırsız bir bilgi birikimi, herkesten daha fazla belâgat, çok dolu bir kelime hazînesi, en katı yürekleri dahî tereddüte düşürecek kadar etkileyici bir konuşma vasfı, cesur ve risk almaktan korkmayan bir yüreğin taşıyıcısı... gibi istisnaî erdemlerin sahibi olma mecbûriyeti vardır. Böyle bir liderin arkasında elbette ki bir de teşkilâtı (örgütü) bulunur. Zaten, bu vasıflara haiz bir istisnaî kişilik, her daim bir teşkilatı da peşinde sürükleme yeteneğine sahiptir.

TEŞKİLAT’a gelince : Meselâ; bir siyasi parti için teşkilat: Parti felsefesi, ideali ya da davasına sahip insanları, gösterilen hedefler doğrultusunda hizmet ettirmek için daha ziyade gönüllülük esasına dayanan yapılanmanın adıdır. Durduğunuz yer neresi olursa olsun, hemen hemen her fikirsel-ideolojik oluşum için hakikati, güzeli ve ideali arayanların gönüllü olarak yaptığı kardeşçe paylaşımıdır. Bunun içindir ki teşkilat; adaletin, vicdanın, davaya aşkın ve hizmetin hüküm sürdüğü bir büyük aile misâli yapılanmadır.

Teşkilat için bir ideal, bir felsefe veya bir fikir yapısının olması ve toplumsal bir hedef doğrultusunda hareket edilmesi birinci şarttır. Fikrî temelleri,gelişen-değişen şartlara göre gözden geçirilmesi icap eden ilkeleri bulunmayan bir teşkilattan söz edilemez. İlkeler ve fikirler, teşkilatların gerçek lokomotif gücüdür ve teşkilatlara manevi bir kuvvet kazandırır     

Çarpık çıkar ilişkileri, ”al gülüm ver gülüm”, “bir sana-bir bana”, bir gerçeği arka plandaki hesaplar uğruna görmemeye gelmek gibi dünyevi çıkarlar ekseninde bir araya gelmiş iradeler tarafından yönetilen teşkilatlar hem kördür, hem sağırdır ve hem de topaldır. Sadece bir süreliğine fedâkâr ve saf gönüllüleri kandırmış olur. Ondan sonra da, hayâl kırıklığına uğramış ve bir birine güveni körelmiş büyük kitliler doğar. Günümüzde ve özellikle 3.Dünya ülkelerinde politikaya ve demokrasiye inanmayanlar kitlesinin sıra dağlar gibi büyümesinin asıl sebebi burada yatmaktadır. İşte bu hâl; tam da korkunç boyutlardaki KUL HAKKInın taaaa kendisidir.

 

 

Teşkilatlarda yönetim; planlama ile başlar, organize olma ile güçlenir ve yönetme ile devam eder. Planlama yapılıp organize olunca teşkilat ileriye doğru adım atmaya hazırdır. Bunun sağlanması ise, kişilerin iş yapabilme yeteneğine bağlıdır. İş yapabilmeleri ise; emir verebilmelere ve verilen emirlerin dinlenmesi ve kabul edilip yerine getirilmesine bağlıdır. Bu sağlandığı takdirde yönetme fonksiyonu başlamış olur. Yönetim basamaklarında görev verilen kişiler görev yapabilmek için yetkiye ihtiyaç duyar ve beraberinde inisiyatif de verilmelidir.

Teşkilatı oluşturanlar ve hedeflere ulaştıranlar teşkilatçı şahsiyetlerdir.

Hak bildiği davasını, çağımıza ve insanî değerlere en uygun şekilde (Demokratik hukuk kurallarından ayrılmaksızın) kâim kılmak için hapsedilmeyi “halvet”, sürülmeyi “seyahat”, öldürülmeyi ise “şahadet’’ görecek kadar davaya inanan kişi, gerçek teşkilatçıdır. Unutmayalım ki;         “ İnanç, sevdaya dönüşen aşktır.”  Ve gerçek teşkilatçı; makam ve mevkisini, çıkar odaklarının saldırılarından koruyan, adaleti, hücrelerine kadar nakşeden, en iyi siyasetin dürüstlük olduğunu bilen, siyasetinde tevâzu, sevgi ve heyecanı kılavuz edinen, hassasiyet yok olunca sorumluluk ve yükümlülüklerin kaybolacağı bilincine sahip kişidir. Her teşkilatçı, hangi kademede veya görevde olursa olsun bir liderdir ve liderlik vasıflarını özenle kmuhafaza etme gayreti içinde olmalıdır. Hedefi için; çatışma ve kaos ortamı oluşturmadan bir yol bulan, bir yol açan, ya da yoldan çekilen kişi gerçek teşkilatçıdır. Ayrıca ; yetki ve sorumlulukları doğrultusunda, ortak ideale kendini adayan ve teşkilat çıkarlarını bireysel çıkarların üstünde tutan, hangi kademede olursa olsun, yatay ve dikey ilişkilerde azami özen gösteren kişi gerçek teşkilatçıdır. Teşkilatçı, aklını kullanan fakat başkalarının da aklından yararlanan, ortak akla önem veren, hassasiyet sahibi, sorumluluk almaktan kaçmayan, hayalleri olan, yenilikler deneyen ve gerçekleştiren, kimliğine ve ülkesine değer veren,karanlık bir dünyada beyaz noktalar bırakarak yürüyen kişidir.

Ve nihayet, bunca sözden sonra işbu hususta, bu satırların yazarı bu nâçize susmak yaraşır. Zira; biliriz ki, ‘’Öyle sukûtlar vardır ki, ancak Allah işitir.’’  Ves-selâm..!..





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
    AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
  • BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
    BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
  • İÇERDE 19. BÖLÜM
    resim yok
  • Osman Zeki Öner
    Osman Zeki Öner
  • Osmanlı
    Osmanlı
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  1. AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
  2. BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
  3. İÇERDE 19. BÖLÜM
  4. Osman Zeki Öner
  5. Osmanlı
  6. Kubat Ötme Bülbül
VİDEO GALERİ
YUKARI