türbanlı porno izle siverek nakliyat kemer escort karatay escort keşan escort
yabancı dizi izle warez script porno izle hacklink shell indir aksaray evden eve nakliyat bursa görükle escort
Bugun...


Servet ARSLANER


facebook-paylas







SİYASET ZOR ZENAAT ve ÜSLÛP SORUNUMUZ (28.01.2019)
Tarih: 28-01-2019 17:27:00 Güncelleme: 28-01-2019 17:27:00


Siyaset zor zenaattIr. Adaleti de yoktur. Hak ettiği değeri bulamamış nice kaliteli insan biliriz. Yok edici egoların yarıştığı bu alana herkes giremez. Bir yere gelmek için böyle bir yarışa girmektense kenarda oturmayı tercih eden maalesef çok insan tanırız. Bunun içindir ki; siyasetçinin kalitesi de kalibresi de bir türlü arzulanan seviyeye gelmez. Birileri tarafından uygun bulunup (!) bir yere gelebilenler de hırslarının zebûnu olmuş bu “sahipler” tarafından durmadan hırpalanırlar. Burada, bundan yaklaşık 2550 yıl önce eski bir Yunan Filozofunun sözünü hatırlatmak isterdim; lâkin, icâp ettiğinde bir başka yazımızda aktarmak üzere şimdilik erteliyorum.

Seçim sistemimiz ve siyasi geleneklerimiz ehliyetli insanların yarışına müsait değil. Aslında, böyle bir yarış da, arayış da yok. Zaten, hiç kimse de “en ehliyetli kimdir”in derdinde de değil.  Sonunda da, kendi başına kalsa hiç bir şey olamayacak çok kişi, elinden tutan birileri sayesinde hayâl edemediği yerlere gelir.Elbette ki Bu çerçevenin dışına çıkanlar da yok değil ama çok az. Geldiği yeri hak etmek için gecesini gündüzüne katan, yüreğini temsil ettiği insanların yürekleriyle birleştiren, onlarla düşünen, onlarla gülen, onlarla ağlayan az da olsa tabîi ki var. Bazıları için her şey seçimlere kadarken, böyleleri için asıl sorumluluk seçilince başlıyor. Onları, liderlerin etrafında yağ çekmek için fırsat kollayanlar arasında göremezsiniz. Lidere saygılıdırlar; amma, asıl saygıları milletinedir, halkınadır. Böylesi kaliteler ise; bizdeki gûyâ “aydınların”  daha da kışkırtıp çanak tuttuğu yaralayıcı ve uzlaşma kültürünü yok edici siyâsî üslup savaşlarının arasında kaybolup gidiyor. Doğru siyaset, bir kaç oy uğruna aynı vatanı ve aynı değerleri paylaştığımız vatandaşlarımızı sağa sola itmek değil, ülke ve millî bütünlüğü, seçim kazanmanın önünde tutmaktır. 

Vatandaşımız artık ; ayrıştırıcı, kibir  dolu, itici, dışlayıcı, kamplaştırıcı, aşağılayıcı siyâset biçiminden bıktı. Yenilikten bahsedenler eğer gerçekten bir yenilik istiyorlarsa, buna önce kendilerini bir kenara çekerek başlamalı, yeni siyasî ufuklara kapı aralamalıdır. Zaten, yeni bir siyaset  yeni kadrolarla mümkün olur. Siyasi kimliklerini 12 Eylül döneminin kavgalı ortamında kazananlar, halet-i ruhiyelerini hâlâ o ortamdan sıyıramadıkları için kullandıkları dil de 12 Eylül'ün kavga ve gerilimlerinin izlerini taşımaktadır. Siyaset yapma biçimleri: “Biz –onlar”, “Mümin-kafir”, “Faşist-komünist”, “Hain-vatansever”, “Atatürkçü-Atatürk Düşmanı”... gibi ayrıştırıcı ve ötekileştirici şablonlara dayanır. Kendilerini“doğru”nun merkezine yerleştirirken kendileri gibi düşünmeyenleri “yanlış”ın  yanına yerleştirirler. Böyle olunca da yapılan bu siyaset biçimi ile de milletin özgüvenini, hamle gücünü, enerjisini, sarsmaktan ve umutsuzluğa itmekten başka işe yaramazlar. 

Ülkemizin okumuşu-yazmışı, yazarı-çizeri ve tümüyle medyası, artık üçüncü dünyalı politik anlayışını terk ederek, İttihatçı / İtilafçı siyaset anlayışının kokuşmuş tortularından kurtulmalı ve siyaset kültürümüzün olgunlaşmasına katkı sağlamalıdır. Herkes hâlâ, Osmanlı’nın parçalanmasını hızlandırmak uğruna kotarılmış korkunç kumpasları ve 27 Mayıs 1960 Darbesi öncesinde tertiplenmiş tezgâhları tekrarlayarak sonuç alınamayacağını bilmeli ve görmelidir. 90 yaşına merdiven dayamış bir gazeteci : “Darbe Şartlarının Olgunlaştırılması” için yaptığı “Asparagas-Sansasyonel”haberleri itiraf edip genç gazetecilere ders ve ibret olmasını sağlamak yerine, şikâr bi iş yapmış gibi : “ 27 Mayıs öncesi, AKİS Gazetesi ile yaptıklarımız bir destan idi” diyorsa, daha alacağımız çok mesafe var demektir. Lâkin, bu tiplerin ve bunlara özenenlerin esas hatırlaması gereken ise ; artık, ne o zamanın efendilik âbidesi, her şeye boyun büken bir Adnan Menderes’i var, ve ne de o günlerin ezilmiş, kevgire çevrilmiş ve sindirilmiş Seçmeni var. Ve, herkesin bir an önce kendisini toparlayarak bir kez değil binbir kez düşünerek ulaştığımız Türkiye’yi ve içinde bulunduğumuz çağın idrâkine varması gerekiyor.                                                                Bizi anlayanlara da, anlamayanlara da, anlamak istemeyenlere de selâm olsun..!..

 

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
    AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
  • BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
    BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
  • İÇERDE 19. BÖLÜM
    resim yok
  • Osman Zeki Öner
    Osman Zeki Öner
  • Osmanlı
    Osmanlı
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  1. AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
  2. BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
  3. İÇERDE 19. BÖLÜM
  4. Osman Zeki Öner
  5. Osmanlı
  6. Kubat Ötme Bülbül
VİDEO GALERİ
YUKARI