bursa escort bayan görükle escort anadolu yakası escort bayan bursa escort escort bayan bursa

Altıparmak Escort Bayan Eskort Bayan Escort Bursa Bayan Escort Bursa Escort Bursa Escort Bayan Escort Bayan Escort Bursa Eve Gelen Escort Gemlik Escort Görükle Escort İnegöl Escort Karacabey Escort Kumla Escort Masöz Escort Mudanya Escort Nilüfer Escort Osmangazi Escort Otele Gelen Escort Rus Escort Sınırsız Escort Travesti Escort Ukraynalı Bayan Escort Yıldırım Escort
adalar escort adana escort anadolu yakası escort ankara escort antalya escort arnavutköy escort ataşehir escort avcılar escort avrupa yakası escort aydın escort bağcılar escort bahçelievler escort bakırköy escort balıkesir escort başakşehir escort bayrampaşa escort beşiktaş escort beylikdüzü escort beyoğlu escort bodrum escort bursa escort büyükçekmece escort çanakkale escort çatalca escort diyarbakır escort düzce escort edirne escort elazığ escort esenler escort esenyurt escort eyüp escort fatih escort gaziantep escort gaziosmanpaşa escort güngören escort istanbul escort izmir escort kadıköy escort kağıthane escort kartal escort kocaeli escort konya escort küçükçekmece escort kuşadası escort malatya escort maltepe escort marmaris escort mersin escort muğla escort pendik escort rus escort sakarya escort sancaktepe escort sarıyer escort şile escort silivri escort şişli escort sultanbeyli escort tuzla escort ümraniye escort üsküdar escort yalova escort
Bugun...


Servet ARSLANER


facebook-paylas







BİR KEZ DAHA YAZIYORUM : YALAN HABER YAYMA ve YALAN ÜZERİNDEN SİYÂSET YAPMAYA ÂCİLEN SON VERİLMELİDİR !
Tarih: 09-07-2021 09:26:00 Güncelleme: 09-07-2021 09:26:00


 SİYÂSET Kurumu, dünyanın her yerinde maalesef ki bozulmuş vaziyette. Fakat , bizim ülkemizde daha da fazla bozulmuş durumda. Bu bozulma, yukardan aşağıya doğru daha da beter bir şekil alarak yayılıyor. Aynen, her yalan ve iftiranın  belli bir süre sonra kurgulayanının dahî inanamayacağı boyutlara gelmesi misâli...

Siyâsî, ekonomik ve menfaat kulvarlarındaki rakipleri;  yalan ile, iftira ile, itibarsızlaştırma ile yenme, silme, yok etme metodları tarih kadar eskidir. Lâkin bu hâl, bugünün Türkiye'sinde daha korkunç bir boyut almış vaziyette.

İdeal olanın :                                                                                                                                                                     * Siyasî  rekâbette; halkımıza daha câzip çözümler sunmak, daha faydalı seçenekler arz etmek, daha uzun vâdeli ve toplumun tümünü kuşatan çâreleri dile getirmek olmalıdır.

* Ekonomik rekâbette ; tüketiciye daha kaliteli, daha sağlıklı ve daha ekonomik ürünler sunmaktır.

* Kişisel ikbal ve makam rekâbetinde; daha dürüst, daha hakkaniyetli, daha bilgili, daha uzak ufuklu, daha çok çözüm odaklı yaklaşımlar sergileyen kimliği ve kişiliği ortaya koymaktır.                                                                          Bu ve benzeri rekabetlerdeki ideal olan güzergâhın sayısını çoğaltabiliriz. Lâkin, sanırım bu saydıklarımız meramımızı izaha kifâyet edecektir .

Bu çok hassas hususta, öncelikle Hükûmetler fedâkârlık yaparak öncü olmak ve herkes için  " ETİK KURALLAR" getirmek ve bu kurallara uymak hususunda muhâlif olan kesimler ile diyaloğa girmek zorundadır. Muhatapları YALAN, İFTİRA, TÖHMET, İTİBARSIZLAŞTIRMA çirkinliklerini yol ve aparat olarak kullanmakta ısrar ederse, işte o zaman ahlâkî kurallara uymayanlar için affedilemez ve ertelenemez müeyyideler getirmelidir. Eğer bu yapılmaz ise  ne olur ? Şunlar olur :                                                                                                                    

 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, 84 milyon nüfûsu ile, 8 bin dolar olan kişi başı millî gelirine karşın, yine 83 milyon nüfûsu ve kişi başına yıllık 50 bin dolar olan millî gelire sahip Almanya'dan daha başarılı bir Pandemi Dönemi atlatmasına rağmen, FİKİR AHLÂKI SEFİLLERİ,  NANKÖRLER ve MÜFTERÎLER GÜRÛHU, 8 sütuna manşetten yalan ve iftiralarına devam ederek, kendi gibi düşünmeyen hiç bir kimseyi ve organı dinlemeyen okumayan ve aklını işletmeyen, fakat siyâsi görüşünü din hâline getirmiş nasipsizler gürûhunun beyni, geçmişte ve iftira girdabının açtığı çukurda çakılı kalır.                                                                                                                                                 Kendi mahallesinde dönen pislik dalgalarını hiç görmediği gibi, üstünü örtmek için karşı mahalledeki pireyi deve yapan çarpıtma ve abartılarla ortalığı toz duman eden edep, ahlâk ve onur katilleri prim kazanır. Uzatmamak için özetlersek :                                                                                                                                              

 

ETİK KURALLARA UYMA İLKESİ getirmezseniz, SİZ ; elle tutulan, gözle görülen (somut ve soyut) bu kadar hizmetinizi anlatmakta acze düşerken, güneş kadar âşikâr doğruları izah edememe beceriksizliğine teslim olurken; Allah korkusu fukaraları, nankörler, müfteriler, ahlâk yoksulları sizden daha çok haklı çıkarak, öbür günü ve  dünü okumamış, görmemiş, muhakeme yoksulu olarak yetişmiş nesiller de ( özellikle  Y kuşağının bir kısmı ve Z kuşağı) size baktıkça güler ve söylediğiniz doğrular için : " Adamın palavralarını dinlemekten içime darlık geldi..." der. Siz bu kutlu Vatanı, 80 yılı 18 yıla sığdırarak baştan sonra bayındır edersiniz, fakat yukardan beri tasvir ettiğimiz beyin hâlâ samandan, soğandan, patlıcandan bahseder. Petrolün varilinin 40 dolardan 90 dolara tırmandığını görmez, bunca ekstre külfete rağmen sizin sadece 2 kaleme 1 yılda yaptığınız zammın 2 mislisinin her gün yapıldığı günleri bilmez ve birileri de göstermediği için gömgök ve zalimce yargılarda bulunur. Mâiyetiniz de, türlü çeşitli bahanelerle “Teşkilât”ın atâletini örtmeye çalışır.

 

Demek ki neymiş ? Önce kendinizi ıslahtan başlayacaksınız. Ülke genelinde 225 bin görevlinizin en az 220 bini çiçek -böcek yada kendi ticarethanesini paylaşmaya devam ederken, 88 yaşındaki muhâlif militan da, siz ve hizmetleriniz ile ilgili yalanları, iftiraları, asılsız iddiaları malzeme yaparak genç beyinleri iğfal etmeye devam ederse ; sizin AKIBETİNİZ de, 3 Kasım 2002'de benzer akıbete uğrayanlara döner. Ve bunun acı sonucu olarak da ; çok “böyyük” bir çoğunluğunun beyni boşaltılmış, ipoteklenmiş ve zifirî karanlıkta kalmış aydınların ülkesinin aziz Milletine de bir kez daha yazık olur.!





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
    AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
  • BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
    BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
  • İÇERDE 19. BÖLÜM
    resim yok
  • Osman Zeki Öner
    Osman Zeki Öner
  • Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
    Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  • Aytaç Doğan İç Benim İçin
    Aytaç Doğan İç Benim İçin
  1. AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
  2. BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
  3. İÇERDE 19. BÖLÜM
  4. Osman Zeki Öner
  5. Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  6. Aytaç Doğan İç Benim İçin
VİDEO GALERİ
YUKARI