Bugun...


İsmail ATMACA


facebook-paylas







RAMAZAN – İKTİSAT – ŞÜKÜR RİSALELERİ / 9 (06.06.2018)
Tarih: 06-06-2018 04:41:00 Güncelleme: 06-06-2018 04:41:00


ÜÇÜNCÜ NÜKTE : Sâbık İkinci Nükte’de “Kuvve-i zaika kapıcıdır” dedik. Evet, ehl-i gaflet ve ruhen terakkî etmeyen ve şükür mesleğinde ileri gitmeyen insanlar için bir kapıcı hükmündedir. Onun telezzüzü hatırı için israfata ve bir dereceden on derece fiyata çıkmamak gerektir. Fakat hakikî ehl-i şükrün ve ehl-i hakikatin ve ehl-i kalbin kuvve-i zaikası, Altıncı Söz’deki muvazenede beyan edildiği gibi, kuvve-i zaikası rahmet-i İlâhiyenin matbahlarına bir nâzır ve bir müfettiş hükmündedir. Ve o kuvve-i zaikada taamlar adedince mizancıklarla nimet-i İlâhiyenin envaını tartmak ve tanımak, bir şükr-ü manevî suretinde cesede, mideye haber vermektir. İşte bu surette kuvve-i zaika yalnız maddî cesede bakmıyor. Belki kalbe, ruha, akla dahi baktığı cihetle, midenin fevkinde hükmü var, makamı var. İsraf etmemek şartıyla ve sırf vazife-i şükraniyeyi yerine getirmek ve envâ-ı niam-ı İlâhiyeyi hissedip tanımak kaydıyla ve meşrû olmak ve zillet ve dilenciliğe vesile olmamak şartıyla, lezzetini takip edebilir. Ve o kuvve-i zaikayı taşıyan lisanı şükürde istimal etmek için leziz taamları tercih edebilir. Bu hakikate işaret eden bir hâdise ve bir keramet-i Gavsiye:  Bir zaman, Hazret-i Gavs-ı A’zam (ks) Şeyh Geylânî’nin terbiyesinde, nazdar ve ihtiyare bir hanımın bir tek evlâdı bulunuyormuş. O muhterem ihtiyare, gitmiş oğlunun hücresine, bakıyor ki oğlu bir parça kuru ve siyah ekmek yiyor. O riyâzâttan zaafiyetiyle, validesinin şefkatini celb etmiş. Ona acımış. Sonra Hazret-i Gavs’ın yanına şekva için gitmiş. Bakmış ki Hazret-i Gavs, kızartılmış bir tavuk yiyor. Nazdarlığından demiş: “Yâ Üstad! Benim oğlum açlıktan ölüyor; sen tavuk yersin!”Hazret-i Gavs tavuğa demiş:“Kum biiznillah” [Allah’ın izniyle kalk (diril)] O pişmiş tavuğun kemikleri toplanıp tavuk olarak yemek kabından dışarı atıldığını, mutemed ve mevsuk çok zatlardan, Hazret-i Gavs gibi kerâmât-ı harikaya mazhariyeti dünyaca meşhur bir zatın bir kerameti olarak manevî tevatürle nakledilmiş. Hazret-i Gavs demiş: “Ne vakit senin oğlun da bu dereceye gelirse, o zaman o da tavuk yesin.” İşte Hazret-i Gavs’ın bu emrinin manası şudur ki: Ne vakit senin oğlun da ruhu cesedine, kalbi nefsine, aklı midesine hâkim olsa ve lezzeti şükür için istese, o vakit leziz şeyleri yiyebilir.

Bediüzzaman Said Nursi - Lem’alar, 

LÛ­GAT­ÇE:

envâ-ı niam-ı İlâhiye: Allah’ın verdiği nimetlerin çeşitleri.

fevkinde: Üzerinde.

kuvve-i zaika: Tat alma duyusu.

matbah: Mutfak.

mutemed ve mevsuk: Güvenilir ve sağlam.

nâzır: Bakan.

terakkî etmek: İlerlemek, gelişmek.

vazife-i şükraniye: Şükürle ilgili vazife.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
FOTO GALERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
    AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
  • BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
    BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
  • İÇERDE 19. BÖLÜM
    resim yok
  • Osman Zeki Öner
    Osman Zeki Öner
  • Osmanlı
    Osmanlı
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  1. AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
  2. BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
  3. İÇERDE 19. BÖLÜM
  4. Osman Zeki Öner
  5. Osmanlı
  6. Kubat Ötme Bülbül
VİDEO GALERİ
YUKARI