bursa escort bayan görükle escort anadolu yakası escort bayan bursa escort escort bayan bursa bursa bayan escort bayan escort elit escort bursa escort bayanlar bursa escort kızlar alanya escort bayan antalya escort eskişehir escort mersin escort alanya escort bayan bodrum escort bayan havalimanı transfer

Altıparmak Escort Bayan Eskort Bayan Escort Bursa Bayan Escort Bursa Escort Bursa Escort Bayan Escort Bayan Escort Bursa Eve Gelen Escort Gemlik Escort Görükle Escort İnegöl Escort Karacabey Escort Kumla Escort Masöz Escort Mudanya Escort Nilüfer Escort Osmangazi Escort Otele Gelen Escort Rus Escort Sınırsız Escort Travesti Escort Ukraynalı Bayan Escort Yıldırım Escort
Bugun...


Fatih SÜTCÜ


facebook-paylas







HEY ONBEŞLİ "ANILARLA MERZİFON"
Tarih: 30-11-2021 09:02:00 Güncelleme: 30-11-2021 09:02:00


Hey onbeşli onbeşli türküsünü tüm Türkiye bilir. Tokat türküsü olduğunu sanarız değil mi? Ama dillerde dolaşan bu türkü memleketimize ait.. Evet evet yanlış okumadınız memleketimize ait. Türkü de adı geçen Hediye'de Üç nesil bir devir romanında geçen ana karakter. İlhan Tarhan Önal bu romanı nasıl yazmış, biraz o metodu ve izlediği yolları nakledelim. türkünün iki kıtasını ve nakaratını hatırlatmak için yazayım: Hey onbeşli onbeşli Tokat yolları taşlı Onbeşliler gidiyor Kızların gözü yaşlı Aslan yarim kız senin adın Hediye Ben dolandım sen de dolan gel geriye Fistan aldım endazesi on yediye Gidiyom gidemiyom, az doldur içemiyom Askerlik celp olsa da Ben yardan geçemiyom.. Bu türkünün hikayesi de şöyle; I.Dünya savaşı sonrası yılları; hicri 1315 doğumlu olanların celp kararı geliyor Merzifon’a. Adet olduğu üzere sabah ezanıyla yola koyulmadan önceki gece de oturak alemi denilen eğlence düzenleniyor. Yani son gece celbi gelenler yiyip içip eğleniyorlar ve zamanın kötü kadın tabir edilen Hediye’yi de tepsi üzerinde oynatıp türkü söyletiyorlar. Ertesi sabah ezanıyla namazlarını kılıp Tokat üzerinden orduya katılmak üzere yola koyuluyorlar. Ne yazık ki o akşamki eğlenceye katılan askerlerimizin hiç birisine Merzifon’a geri dönmek kısmet olmuyor. Sarıkamış faciasında donarak yaşamlarını kaybediyorlar. Bu hazin öyküden geriye de bu oynak türkü kalıyor ancak. Yazımızın kalan bölümünü romanın yazarı olan kıymetli hemşehrimiz İlhan Tarhan Önal'ın kaleminden aktaralım; "Ben tüm bu hikâyeyi biliyor; türküyü yakan halk ozanının adını da çocukluğumda duyuyordum. Yine çocukluğumda türkü de adı geçen Hediye Abla bizim evimize haftanın belli günlerinde uğrar, bahçeye atıverilen sandalyede tepsi ile önüne verilen yemeği yer ve giderdi. Annem Hediye ablaya saygılı davranır; hoşgeldin diyerek elini öper ve altına sandalyesini verir ve o gün pişen yemeklerden ikram ederdi. Ama eve buyur etmezdi. “Evin bereketi kaçar” derdi. Nedenini sorduğumda da “zamanında kötü kadınmış” derdi. Türkünün hikâyesini de anlatırdı. “Amma velakın bizim ocağımızın oldum olası fakiridir. Dedeniz sahip çıkmış korumuş, ben de bu geleneği bozmuyorum. Sağ olduğum sürece haftada bir gün hayır için karnını doyuruyorum” yanıtını alırdım. Hediye abla da saygılı davranır, bahçede sandalye üzerinde tepsideki yemeğini yer ve bahçede yapılan üç beş sohbetten sonra giderdi. Bir kez olsun niye beni evinizin içine buyur etmiyorsunuz demezdi. İşte ikinci rastlantı yukarda sözünü ettiğim Hediye ablanın dilenmek için Çelik apartmanı kapısına gelmesi ve benim kendisini tanıyıp içeri buyur etmem oldu. İçeri buyur edip karnını doyurdum önce. Sonra eline para verdim. Teybimi hazırlayıp bana yaşam öyküsünü anlatmasını istedim. Önce çok kızdı. “Benim yaşamımı öğrenip de nidecen” dedi. “Hediye abla ben yabancı değilim; Emir Nebizadelerin Hüseyin Avni benim dedem olur. Comerlerin Nuri kızı Nafiye de annem” diye açıkladığımda beni tanıdı ve dedeme olan sevgisi ve hayır dualarıyla; onun hatırı için ne istersem anlatacağını söyledi. Ben Hediye ablayı üç gün salonumda çekmeli divanda serdiğim yatakta ağırladım, anlattırdım. Evimde çalışan kızım Leyla “Abla, ben artık bu evde çalışmam. Evi bit ve pire sardı, görmüyor musun? Ya bu kadın bu evden gider ya ben” diye rest çekmese daha da ağırlardım. Ama apar-topar bir taksi çağırttırıp Hediye ablayı evine götürüp bıraktım. Ev temizlendiğinde de yine taksi tutup önce çifte hamamda kendisini yıkattırıp kıyafetlerini değiştirip yine eve getirdim. Bu macera sonunda arkalı önlü tam onyedi kaset doldurttum kendisine. Bu kasetlerde neler yok ki? Hediye abla adeta Merzifon'un yakın tarihinin canlı şahidiydi. Çünkü daha sonra biraz yaşlandığında kimsenin yapmak istemediği; kapı kapı dolaşarak düğün, mevlid, hayır yemeği gibi olayları haber vermek adına "okuyuculuk" mesleğini icra ederek kapı kapı dolaşmıştı ve çok iyi bir hikâyeciydi





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
    AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
  • BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
    BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
  • İÇERDE 19. BÖLÜM
    resim yok
  • Osman Zeki Öner
    Osman Zeki Öner
  • Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
    Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  • Aytaç Doğan İç Benim İçin
    Aytaç Doğan İç Benim İçin
  1. AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
  2. BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
  3. İÇERDE 19. BÖLÜM
  4. Osman Zeki Öner
  5. Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  6. Aytaç Doğan İç Benim İçin
VİDEO GALERİ
YUKARI