Bugun...


Doç. Dr. Ali KARATAŞ


facebook-paylas







Kur’an’a Hazırlık Ayı Olarak Recep Ayı
Tarih: 22-03-2018 18:16:00 Güncelleme: 22-03-2018 18:16:00


Recep, Şaban ve peşinden de Ramazan… Dünya meşgalelerine iyice daldığı bir anda insanın kendisini hatırlamasını sağlayan, hatırlaması gerektiğini hatırlatan aylar… Bu aylara herkes farklı pencereden bakabilir… Ben de Recep ayına farklı bir pencereden bakmayı deneyeceğim.

Ramazan, Kur’an ayı olduğuna göre ondan önceki iki ayı da Kur’an’la aramızdaki engelleri kaldırmaya yönelik hazırlıkların yapıldığı aylar diye tanımlasam yanlış yapmış olmam diye içimden bir his geçiyor. Çünkü Hz. Peygamber de bana göre böyle bir sürecin içinden geçmişti, ona vahiy birden gelmemişti. Zaman zaman rüyalar görüyor, anlam veremediği hallerle karşılaşıyordu. Allah işte bu şekilde onu Kur’an’la buluşturmaya hazırlamıştı. Müminlerin annesi Hz. Aişe şöyle anlatmaktadır:

“Allah Resulüne vahyin başlaması sadık rüyalar görmekle olmuştur. Gördüğü her rüya sabah aydınlığı gibi aynen çıkardı. Sonra ona yalnızlık sevdirildi. Hira mağarasında yalnızlığa çekilir, belirli gecelerde ibadet eder ve sonra ailesine dönerdi. Bu bir süre böyle devam etti. Sonunda Allah ona meleği ile birlikte Kur’an’ı gönderdi.”

Kur’an ona Ramazan ayında geldi, işte bu nedenle Ramazan ayı Kur’an ayı olarak isimlendirildi. Ramazan böyle olunca Recep ve Şaban ayı da Kur’an’ı almaya hazırlık aylarıdır yani Kur’an’ı hazmedebilmek için gerekli hazırlıkların yapıldığı aylardır. Çünkü Kur’an, sadece insana kelimelerin bir araya gelerek bir uyum oluşturduğu sesleri vermez. İnsana bazı şeylerden vazgeçmesini ve bazı şeyleri yapmasını emreder. Bu nedenle Ramazan’da Kur’an’la buluşacağını bilen insan Kur’an’ın kendisinden talepleri olacağını da bilmelidir. Bütün bunlar için de bir hazırlık gereklidir, hazırlıkların yapılacağı aylar ise Recep’ten başlamaktadır.

Neden Ramazanların istenilen değişimi yapmadığı sorulursa aslında cevap basittir. Recepleri ve Şabanları olmayanların Ramazanları da olmamıştır veya eksik olmuştur. Belki bazılarımız bu ayları ibadetlerin artırıldığı aylar gibi görebilir, elbette bu da doğrudur. Ancak Hz. Peygamber’in (a.s) yaşadığı tecrübe açısından baktığımızda karşımıza öncelikle tefekkür ve tefekkürsüz bir ibadetin bizi Ramazan’a doğru düzgün hazırlamayacağı gerçeği çıkmaktadır. Bu nedenle bu iki ay önemlidir, ancak baktığımız yer doğru bir yer ise o takdirde bu ortaya çıkacaktır. Eğer bu ayları içlerinde birkaç kandil gecesinin ihya edileceği aylar olarak görürsek yanlış demesek de an azından olayı eksik değerlendirmiş oluruz.

Ramazan’a ve dolayısıyla Kur’an’a hazırlık insanın yaratılışını ve yaratılışından itibaren Rabbi’nin onu rızıklandırıp eğittiği gerçeğini fark etmesini ve her daim bu bilinçle hareket etmesini sağlar. Zaten bu Peygamberimize de ilk vahiyle söylenmiştir. Buradan ilk vahyin basit bir okuma meselesi olmanın da ötesinde çok daha anlam derinliklerine sahip olduğunu göstermektedir. Başka bir açıdan da ilk vahiyler nasıl

kemale ereceğini veya eremeyeceğini insana anlatır. İşte Recep ve Şaban bunlara dair hazırlıkların başladığı aydır. Sonunda Alak suresinin ona anlattığı gerçeği idrak etmenin süresi başlayacaktır: Bunu şu şekilde izah edebiliriz:

Alak suresi insanın yaratılışından başlayıp kemale ermesini anlatmaktadır. Öncelikle yaratılış itibariyle bir kan pıhtısı hükmündedir, insan. İlme sahip değildir ve bu yönüyle zatı açısından cahil olma itibariyle hayvanlardan bir farkı yoktur. Allah, ona temyiz kabiliyeti verip o bununla ilim öğrenmeye başlamaktadır. Yaratılış itibariyle ilk safhası fıtri tarafıdır, daha sonra ilimle kesbî tarafı ortaya çıkar. İlim öğrenmesi bazen ona Allah’ın doğrudan öğretmesi ve bazen de bilgiye ulaştıran yolları ona göstermesiyle geçekleşir. Allah, zatı itibariyle cahil olan insanı lütfuyla ilim sahibi kılarak ona minnet ettiğini surede anlatmaktadır. Bununla birlikte insan hem yaratılış olarak hem de ilim öğretilmesi noktasında bu minnete teşekkürde bulunması gerekirken azmakta ve bunlara karşı nankörlüğünü göstermektedir. Oysa ondan beklenen temyiz kabiliyetini kullanması ve bunu idrak etmesidir. İnsanın bilgi edinmesi hissi idrak vasıtaları ve kalpten ibaret olan akıldan meydana gelir. Bu “De ki O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!” (Mülk 67/23) ayetinde ifade edilmiştir. İbn Haldun bu ayetteki el-ef’ide (kalpler) kelimesini idrak vasıtaları ve fikirlerden ibaret olan kalp manasında almıştır. İşte insan kendisine bahşedilen bu vesilelerle ilimle kemale ermektedir. Alak suresi insanın bu serüvenini ortaya koymaktadır. Bu serüvenin fark edilmesine yönelik hazırlık ise Recep ve Şabanla yaşanan bir süreçte anlaşılabilir. İşte bu nedenle önemlidir, Recep ve Şaban

Peygamberimiz’in (a.s) duasıyla bitirelim: “Allah’ım! Recep ve Şaban’ı hakkımızda mübarek eyle, bizi Ramazan’a ulaştır.” (Taberâni, Mu’cemü’l-Evsat





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • MERZİFON
    MERZİFON
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
  1. MERZİFON
  2. Bebişler
  3. Yurdum İnsanı
  4. FANTASTİK
  5. ATATÜRK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
    AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
  • BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
    BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
  • İÇERDE 19. BÖLÜM
    resim yok
  • Osman Zeki Öner
    Osman Zeki Öner
  • Osmanlı
    Osmanlı
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  1. AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
  2. BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
  3. İÇERDE 19. BÖLÜM
  4. Osman Zeki Öner
  5. Osmanlı
  6. Kubat Ötme Bülbül
VİDEO GALERİ
YUKARI