Bugun...


Doç. Dr. Ali KARATAŞ


facebook-paylas







Mutluluğun İki Yolu: Helalinden Yemek ve İbadette Devamlılık
Tarih: 12-04-2017 11:48:00 Güncelleme: 12-04-2017 11:48:00


Allah, insanı yaratmış ve insana dünyasını nasıl güzel bir şekilde inşa edebileceğinin yolunu vahiyler ve peygamberler göndermek suretiyle bildirmiştir. İşte bu da en güzel yaşam şeklinin peygamberlerin bizlere bildirdiğine tabi olmakla gerçekleşeceğini göstermektedir.

İnsan sadece fiziksel yönden ibaret bir varlık olmadığı için mutluluğu yakalamasında hem fiziksel hem de manevî yönünün güzel şeylerle birlikte doyuma ulaşması gerekmektedir. Helalinden yemek ve kullukta kendisine nasıl bir yol çizilmişse ona göre hareket etmek bunun yoludur. Bu yol devamlılığı gerektiren bir yol olduğunda ruhun ve kalbin sükûn bulması daha kolay olacaktır.

Kalbin huzura ermesinin yolu Allah’ı zikirdir, zikrin istenileni ise devamlılık arz etmesidir. Bizim buradan anladığımız hem maddi hem de manevî yönümüzün mutluluğunu vahyin çizmiş olmasıdır ki bunlar da yeryüzündeki helal ve hoş olan şeylerden yemek; ibadet ve itaatlerde devamlılık içinde olmaktır. Söylediğimiz bu hususları Kur’ân’ı Kerim ve hadisi şerifler bizlere göstermektedir.

Mesela “Ey insanlar! Yeryüzünde bulunan şeylerin helal ve hoş olanlarından yiyiniz. Şeytanın adımlarını izlemeyiniz, çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır.” (Bakara 2/168) ve “Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden helal (ve) temiz olarak yiyin. Eğer O'na kulluk etmekteyseniz, Allah'ın nimetine şükredin.” (Nahl 16/114) ayetleri maddî ve fiziksel tarafın ihtiyaçlarının ancak helal ve hoş olan gıdalardan sağlanabileceğini bildirmektedir. Ayrıca “Ey iman edenler! Allah'ın size helâl kıldığı iyi ve temiz şeyleri (siz kendinize) haram kılmayın ve sınırı aşmayın. Allah sınırı aşanları sevmez.” ayeti de insanların, kendi ölçülerine göre helal olan şeyleri haram kabul ederek yenmesinin terkedilmemesini, buna bağlı olarak da Allah’ın haram kıldıklarının helal sayılamayacağını ifade etmekte ve bu noktada sınırı aşmamayı bizlere deklere etmektedir. Bu sebeple içkiyi şeytan işi pis işlerden biri kabul edip kurtuluşa ermenin yolunun ondan kaçmak olduğunu açıklamaktadır.

Mutluluğun diğer bir tarafı ise manevî yönümüzün, kalbimizin huzura ulaşmasıdır. Bu da yukarı da ifade ettiğimiz gibi “O kimseler iman etmiş ve kalpleri Allah’ı devamlı suretle zikrederek huzura ulaşmıştır. Şunu iyi bilin ki ancak Allah’ı devamlı suretle zikretmekle kalpler huzura erer.” (Ra’d 13/28) ayetine göre kalbin Allah ile daimi surette meşgul olmasıdır.

Allah’ın zikredilmesi ibadetlerde onun anılması manasına geldiği gibi Allah’ı unutmadan Allah’ın belirlediği ilkelere göre işlerimizi yapmakla gerçekleşeceği manasına gelir. Böylece ibadet sadece namaz, oruç, zekât vb. şeylerden ibaret olmaz ve hayatın tümüne yayılmış olur. Hayatın her hali ibadet haline döner ve bizler sürekli çalışıp bir işten başka işe koştuğumuzda ibadetten başka bir ibadete yönelmiş oluruz ve böylece ibadet süreklilik arz etmiş olur. Peygamberimizin de makbul saydığı ibadet budur. Nitekim kendisine sorulduğunda Allah katında amellerin en makbulünün az da olsa devamlılık arz edeni olduğunu söylemiştir. Buradan çıkan sonuç ise Müslümanın kulluğunu devamlı surette yapması ve kulluğunda daima Allah’ı hatırda tutmasıdır. Buna göre hayatının çoğunda Allah’ı hesaba katmadan yaşayıp ibadetleri terk etmesi, çalıştığı işte Müslümanca davranmaması ve sadece belirli zamanlarda Allah’ı hesaba katması peygamberimizin istediği bir tavır şekli değildir.

Mesela yemesinde helal ve haramı dikkate almaması, farz olan namazları eda etmeyip özel gece gördüğü gecelerde bol bol kaza ve nafile namazları kılması böyledir ve bu, Peygamber Efendimizin de (s.a.s) sünnetine uygun değildir. Çünkü onun günlerden birine özel yaptığı bir şey yoktu ve az da olsa ibadetleri devamlı bir şekildeydi. Kur’ân’ın kendisine “Öyleyse boş kaldığında başka bir işe koyul ve yalnızca Rabbine yönel!” (İnşirah 94/7-8) ayetinde bildirdiği gibi bir işi bitirince başka bir işe koşmak ve yalnızca Rabbine yönelmekti. Bu aynı zamanda sıkıntılarla baş edebilmenin yoludur. Çünkü insan faydalı ve güzel olan şeylerle hayatını doldurmadığında boş ve şeytanî şeyler onu uğraştıracak ve bu da sıkıntılara neden olacaktır. Bundan kurtulup kalbin inşirah ve huzur bulması ise ancak hayırlı işten başka bir hayırlı işe gitmek ve her halinde Rabbimizi arzulamakla gerçekleşecektir.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
FOTO GALERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
    AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
  • BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
    BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
  • İÇERDE 19. BÖLÜM
    resim yok
  • Osman Zeki Öner
    Osman Zeki Öner
  • Osmanlı
    Osmanlı
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  1. AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
  2. BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
  3. İÇERDE 19. BÖLÜM
  4. Osman Zeki Öner
  5. Osmanlı
  6. Kubat Ötme Bülbül
VİDEO GALERİ
YUKARI