Bugun...


Doç. Dr. Ali KARATAŞ


facebook-paylas







MÜSLÜMAN, ZAMAN VE TOPLUMSAL SORUMLULUK
Tarih: 18-03-2017 11:54:00 Güncelleme: 18-03-2017 11:54:00


Kur’ân’ı Kerim’in 103. suresi olan Asr suresi zamana yeminle başlar. Bu şekilde başlamasının sebebi öncelikle asra dikkat çekip asrın değerini vurgulamaktır. Nitekim Kur’ân’ın yeminle başlayan diğer surelerinde de kendisine yemin edilen varlıklara dikkat çekilmiştir

Asr suresinde zamanın ön plana çıkarılmasının sebebi şudur: İnsanlar yaptıkları hatalı davranışların nedenlerini zamana yani asra yükleyerek üzerlerindeki sorumluluğu atmak istemişler ve Kur’ân da bu suresiyle onların bu telakkilerinin yanlış olduğunu ortaya koymuştur. Yani insanın hatalarının sebebi zamanın kendisi değil davranışlarıdır. Bu surenin “Şüphesiz ki insan aldanış içindedir.” ayeti de bunu vurgulayarak insanoğlunun bu konudaki yanlış algısını düzeltmesini istemiş; ancak olayı burada bırakmayarak yanlış davranışın alternatifini de sunmuş ve bununla bir öğretim yöntemi göstermiştir. Sureye göre insanların aldanıştan kurtulmasının yolu iman edip Allah’a teslim olmaları, birbirlerine gerçekleri tavsiye edip durmaları ve yine birbirlerine, hüsrana düşmemeleri için sürekli sabrı tavsiye etmeleridir.

Bu anlattıklarımız çerçevesinde Asr suresinin içeriğini düşündüğümüzde buradan Müslümanın, yine Müslümanca bir zaman algısına sahip olması gerektiğini anlıyoruz. Eğer Müslümanın inançlarına göre bir zaman bir algısı yoksa o takdirde başkalarınca kendisine biçilen algıya göre hareket etmesi ve böylece bir aldanış içerisinde olması muhtemeldir. İşte bu sebeple bu surenin bizlere söylediğini dikkate aldığımızda bir Müslümanın sadece kendisi için hakka yani Allah’ın birliğine, Kur’ân gibi gerçeklere ulaşması yetmemekte aynı zamanda etrafındakilerin de kendi ulaştığı bu gerçeklere ulaşmasını onlara tavsiye etmesi gerekmektedir. Aynı şekilde kendisinin Allah’ın emirlerini yerine getirmesi yetmemekte, aynı zamanda diğerlerine de bunları tavsiye etmelidir. Mesela Peygamberimizin kendisini ihtiyarlattığını söylediği “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol.” (Hûd 11/112) ayetini çevresindekilere hatırlatarak dürüstlüğün yaygınlaşmasını sağlamalıdır. “Kim güzel bir işte aracılık ederse ona ondan bir pay vardır.” (Nisa 4/85) ayeti çerçevesinde kendisi güzel işlere aracılık edip hayırlı işlerin yaygınlaşması için etrafındakilere de çağrıda bulunmalıdır. Ayrıca aynı ayetin “Kim kötü bir işe aracılık ederse onun da ondan bir payı olur.” şeklindeki ifadesini de dikkate alarak hem kendisi hem de yakınları hüsranda olmaması için kendisi kötü işlerden uzak durduğu gibi kötü işlerin yapılmasına da aracılık etmeyip hayırlı işlerin olduğu yerde bulunmalıdır. Bu işleri yaparken Allah’ın her şeyi bilip koruduğunu hesaba katarak Allah yokmuş gibi yaşamamalıdır.

İşte bu hususlar Müslümanın zamanın kıymetini bilmesi ve bunun için de sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Çünkü din bireysel olarak yaşandığında yerine getirilmiş olmamaktadır. Nitekim “Yoksulu doyurmaya teşvik etmez.” (Mâûn 107/3) ayeti ihtiyaç sahiplerine yardım etmekle işin bitmediğini, aynı zamanda başkalarının da bu şekilde hareket etmesi için onların bu işe yönlendirilmesi gerçeğini ortaya koymaktadır. Yine “Fakat o, sarp yokuşu aşamadı. Sarp yokuşun ne olduğunu sana bildiren nedir? Köle azat etmektir veya (kıtlık gibi) açlık duyulan bir günde yemek yedirmektir. Hısım sayılan bir yetime yahut da yere serilmiş (bitkin, kimsesiz) bir yoksula. Sonra iman edenlerden, birbirlerine sabrı tavsiye edenlerden ve birbirlerine merhametli olmayı tavsiye edenlerden olmaktır.” (Beled 90/12) ayetleri de her türlü hayır işlerinin yanı sıra zorluklara karşı birbirine sabrı ve merhametli olmayı tavsiye etmenin bireysel değil, toplumsal bir hareket olması gerektiğini ortaya

koymaktadır. Bu da göstermektedir ki zamanı iyi değerlendirmek aynı zamanda ortak toplumsal bir bilinç ve hareketle gerçekleşmekte, bireysel hareket eden toplumlar hüsrana uğramaktadır. Bu sebeple hiçbir karşılık beklemeden biz Müslümanlar birbirimizi hayra çağırmalı ve bu yolda yanlışta olduğunu gördüğümüz ve yanlış yerlere çağrıldığını düşündüklerimizi de uyararak onları Allah’ın kitabına ve peygamberinin sünnetine çağırmak suretiyle hayırlı işlere aracılık edelim ki ne kendimiz ne de başkaları zamanını ve kendisini ziyan edenlerden olmasın.

“Asra yemin olsun ki iman edip salih amellerde bulunanlar, birbirlerine hakkı (Allah’ın birliğini /Kur’ân’a uymayı) ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler hariç gerçekten insan bir aldanış içindedir.”





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
FOTO GALERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
    AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
  • BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
    BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
  • İÇERDE 19. BÖLÜM
    resim yok
  • Osman Zeki Öner
    Osman Zeki Öner
  • Osmanlı
    Osmanlı
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  1. AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
  2. BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
  3. İÇERDE 19. BÖLÜM
  4. Osman Zeki Öner
  5. Osmanlı
  6. Kubat Ötme Bülbül
VİDEO GALERİ
YUKARI