Bugun...


Aslan ADEMOĞLU


facebook-paylas







KUR’AN KAİNATI OKUYOR ………
Tarih: 25-01-2017 01:17:00 Güncelleme: 25-01-2017 01:17:00


Bir önceki yazılarımızda; Kur’anı Kerimin ilmi gelişmelere nasıl işaret ettiğini ve asırlar geçtikçe tazeliğini daha fazla muhafaza ettiği düşüncesini aydınlatmaya devam etme gayretiyle ; Koku Naklinden ,elektrik,baraj,rüzgar,uçuş,uçak,yakıtsız uçaklar,yıldızlara çıkma,yerin derinliklerinden uzay boşluğuna,Nuh’un gemisine,denizaltılara,yakmayan ateşe,800 sene önce gerçekleştirilen robot ve radar vb… konulara değineceğimizi söylemiştik.Bugün nasip olursa koku naklinden ve elektrik konularından bahsedeceğiz.

Kur’an’dan Hz Yusuf Suresini okuyanlar bilirler,Bu surede özetle şunlar anlatılır:

Hz.Yusuf Peygamber (a.s) daha çocukken kardeşleri tarafından kuyuya atılır.Kervancılar onu kurtarıp onu götürdükleri yerde esir olarak satarlar.Hz.yusuf birçok olaylardan sonra bugünkü manada başbakanlık ve maliye bakanlığı demek olan azizliğe yükselir.O yıllarda Mısırda kıtlık olur,ama Hz.Yusuf (a.s) ın yaptığı hazırlık ve aldığı tedbirler sayesinde Mısır’da kimse aç kalmaz.Bir ara kardeşleri de ondan buğday istemeye gelirler ve Hz.Yusuf kardeşlerini tanır ve onlara kendini tanıtır ve büyüklük gösterip onları bağışlar.Hz Yusuf kardeşlerine babalarının durumunu sorar;Onlarda ağlaya ağlaya gözlerine ak düştüğünü ,görmez hale geldiğini öğrenir ve bunun üzerine gömleğini kardeşlerine verip,babasının yüzüne,gözüne sürmelerini ve bu sayede babalarının gözlerinin görmeye başlayacağını söyler ve onlar daha Mısır’dan yola çıkar çıkmaz,Kenan’da bulunan Hz.Yakup (a.s) un halinde birdenbire bir değişiklik olur ve bunu ailesi fark ederler.Hz.Yakup (a.s) çok sevinçli idi ve Mısır tarafına dönerek çocuklarına “ben Yusuf’un kokusunu alıyorum,beni bunaklıkla sakın ha suçlamayın der “. Hz. Yakup(a.s) nasıl oluyor da kilometrelerce uzaktan gelen bir gömleğin kokusunu alabiliyor.” Diyemeyiz. Çünkü Hz. Yakup bir peygamberdir. Peygamberler Allah’ın yardımı ve izniyle diğer insanların başaramayacakları olağanüstü işleri başarabilirler. Mucize sahibidirler.Öyleyse Hz.Yakup Peygamber ,oğlunun gömlek kokusunu bir mucize eseri olarak almıştır.Bu mucize eseri biz insanlara manen demek istiyor ki:

“Ey insanlar,eşyanın sesi,görüntüsü nakledilebileceği gibi,kokusu da nakledilebilir.Öyle aletler yapın ki;uzaktaki maddelerin kokusunu size getirsin.Çalışır çabalarsanız,bir gül bahçesinin kokusunu bile evinizde duyabilirsiniz.Allah sevgili kulu Hz.Yakup (a.s)a bir gömleğin kokusunu kilometrelerce uzaktan hissettirmiştir.Siz de çalışmak ve aletler yapmak suretiyle bu mucizeye yaklaşmayı deneyiniz” Televizyonu açtığınızda bir naklen yayını sanki oradaymış gibi seyredebiliyor,konuşmaları işitebiliyorsunuz,bir gün gelecek ki televizyonda güzel çiçeklerle dolu bir bahçede dolaşan birini seyrederken,çiçeklerin güzel kokularını da duyarsanız şaşırmayınız.Çünkü bu yoldaki çalışmalar çoktan başlamıştır.

Cenab-Hak bir taraftan dünyamızı bizim istifade edebileceğimiz bir şekle sokarken,diğer taraftan da onlardan nasıl faydalanabileceğimiz konusunda Kur’an da bazı gerçeklere yer vermiştir.Bir zamanlar Müslümanlar Kur’an’a çok bağlı oldukları için bütün teorilerinin kaynağı o olmuş ve birçok ilmi keşif ve buluşu ondan çıkarmışlardır.Bu gerçeği anlayan Arthur Pellegrin isimli bir Avrupalı şu ifadeleri kullanmıştır ;

“ Kur’an-ı Kerim insan fikrinin en yüksek teori ve görüşlerini beslemeye yetecek fikir ve duygulardan meydana gelen bir hazineyi içerisinde bulundurmaktadır.”

Yukarıdaki ifadede görüldüğü gibi Kur’an-ı Kerim her şeye kıymeti ölçüsünde yer vermekte ve Nur Suresini 35.nci ayetinde; “Allah göklerin ve yerin nurudur.Onun nurunun misali ,bir lamba yuvası gibidir ki,onda bir kandil vardır.Kandil de cam fanus içindedir.Cam fanus ise,inci gibi parlayan bir yıldıza benzer ki,ne doğuya,ne batıya ait olmayan mübarek bir ağacın yakıtından tutuşturulur.Onun yakıtı,kendisine ateş dokunmasa bile ışı verecek kabiliyettedir.O nur üstüne nurdur.Allah dilediğini nuruna kavuşturur.İnsanlara da Allah böyle misaller verir.Çünkü Allah her şeyi hakkıyla bilendir.”

 

Ayette geçen şu ifadelere dikkat çekmek isterim:

“ Cam bir fanus içinde kandil”

“ Ateş dokunmasa da ışık verecek “ yani öyle bir şey olacak ki;ateşsiz yanacak ve bir yıldız gibi ışık verecek…”Elektrik” dediğini duyar gibi oluyoruz.Nitekim hemen hemen çağdaş bütün tefsirler bu ayetin elektriğe işaret ettiğini bildirmektedir.Öyle ki günümüzün bazı bilginlerinden Malik Binnebi meselenin detaylarına bile inmekte,fanusu projektöre(reflektöre ),lambayı flamana,yani elektriğin geçtiği akkor tele,kandili de ampule benzetmekte ve ayeti şöyle manalandırmaktadır:”Ateş dokunmasa da ışık,içinde akkor telleri bulunan bir ampulü ihtiva eden bir projektörden yayılmakta ve ne doğuda ve nede batıda bulunmayan bir ağacın yakıtından tutuşturtmaktadır. “Ateş dokunmasa da ışık verecek..” mealindeki ayetin Ebced hesabıyle Hicri 1284 ( M 1867 ) eder ki buda elektriğin kullanımının yaygınlaşmaya başlama yıllarını gösterir.

Yukarıda bahsi geçen ağacın ayetteki ifadesi “ şecer “ dir.Şecerin hem ağaç hem de çekişme manası bulunmaktadır.Mesela Nisa Suresinin 65.nci ayetindeki şecere kelimesi çekişme manasındadır.Çünkü elektrik hadisesi nevi çekişmenin ifadesidir.Şöyle ki; Bir atomda normal hallerde protonla elektron arasında bir denge bulunur.Ancak diş bir tesirle bir elektron alınır veya ilave edilirse o zaman denge bozulur ve çekişme meydana gelir.Ve çekişme durmaksızın devam ettirilirse sürekli bir elektron akımı meydana getirilmiş olur.Ayette geçen “Ne doğuda ne de batıda bulunan bir ağaçın yakıtından tutuşturulur” tabirinden merkezi bir sistem (enterkonnekte ) dikkate sunulmakta,tek bir yere bağlı olmayan böyle bir sistemle sadece belli şehirleri değil,dünyanın dahi aydınlatılabileceğini göstermektedir.

Evet,bu ayet-i kerime; diğer zengin manaların yanı sıra elektriğe de işaret etmekte,adete insanlara şöyle ferman etmektedir: “ Ey insanlar! Kur’an-ı Kerimde şekli ve ne iş yapacağı anlatılan aleti yapıp ondan faydalanın “ ifadesinden Edison’unda öldükten sonra dolabından Nur suresinin elektrikten bahseden bu ayet bulunmuştur. İhtimal ki Edison Allah kelamına dayanarak ısrarla ampul yapmaya çalışmış ve ancak yirmibin deneyden sonra bunu başarmıştır.

Allah-u Teala Kur’an-ı Kerimde elektriğe işaret ettiği gibi tabiatta da örneklerini koymuştur.Şimşekler tabii elektrik santralleridirler.İnsanlar çalışmalarıyla bunlardan faydalanmasını bildiler.Alimler,Allahın yarattığı o harika gücü buldu ve insanlığın emrine sundu.Bizde Kur’an-Kerimde Allah’ın verdiği emirleri,işeret ettiği gerçekleri öğrenip yaşasak,o istikamette çalışmalar yapsak,çok keşiflerde bulunabiliriz.Haydi çalışmaya devam…..

Gelecekteki yazımızda buluşmak üzere hoşça kalın…





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
FOTO GALERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
    AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
  • BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
    BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
  • İÇERDE 19. BÖLÜM
    resim yok
  • Osman Zeki Öner
    Osman Zeki Öner
  • Osmanlı
    Osmanlı
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  1. AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
  2. BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
  3. İÇERDE 19. BÖLÜM
  4. Osman Zeki Öner
  5. Osmanlı
  6. Kubat Ötme Bülbül
VİDEO GALERİ
YUKARI