Bugun...


Aslan ADEMOĞLU


facebook-paylas







KUR’AN KAİNATI OKUYOR ………
Tarih: 21-01-2017 10:18:00 Güncelleme: 21-01-2017 10:18:00


Bir önceki yazılarımızda; Kur’anı Kerimin ilmi gelişmelere nasıl işaret ettiğini ve asırlar geçtikçe tazeliğini daha fazla muhafaza ettiği düşüncesini aydınlatmaya devam etme gayretiyle ;Kur’anın ana konularını içerisine alan ;

İnsan nedir ve niçin yaratılmıştır,

Vazifeleri nelerdir?

Nereden gelip nereye gitmektedir?

Yaratıcısı kimdir nasıldır, isim ve sıfatları neleridir? gibi ana maksat ve temel gayeye yardımcı olduğu müddetçe diğer konulara da yer vermiştir. Mesela Kur’an güneşten bahseder,ama bir fen kitabı gibi ısısından,ışığından,büyüklüğünden değil ;sonsuz bir kudretin emrine boyun eğen,belli bir nizam ve düzen içerisinde hareket eden bir itaatkar memur oluşu yönüyle ele alır.Evet Kur’an ilim ve teknolojik gelişmelerden bahseder.Ancak değişik şekillerde …Her şeyi içerisinde bulundurur.Ama herkes bunu göremez.Kur’an bunlara bazen bir çekirdek,bazen öz,bazen prensip,bazen kısaca ,bazen alamet ve belirti halinde ,bazen gizli,bazen açık şekilde ,bazen işaretle,bazen de ihtar tarzında yer vermiştir.Bunları yaparken de ihtiyacı dikkate alır,maksada uygun bir tarzda ve makam neyi gerektiriyorsa o şekilde anlatmıştır.Bunları anlayabilmek ise ancak belirli bir ilim,kapasite ve gayret meselesidir.

Kur’anı Kerimin ilmi gelişmelere iki şekilde işaret ettiğini;

Birincisi : Peygamberler mucizeleri tarzında.Bu suretle ilim ve teknolojinin son sınırını çizdiğini,

İkincisi : Tarihi hadiselere yer vererek baktığından bahsetmiş ve peygamberler mucizeleriyle teknik gelişmelere nasıl ışık tuttuğundan bahsetmiştik ve ışık tutmaya devam ediyoruz.

Televizyondan ışınlamaya:Uzay filmlerinde görmüşüzdür..insanlar ve eşyalar ışınlanarak anında bir yerden bir yere nakledilirler.Peki hiç düşündünüz mü? Bu ışınlama hadisesinin kaynağı nedir ? İlahi kitabımız Kur’anı Kerim… ve Hz.Süleyman (as) la ilgili ayetlerden..Neml suresinden öğrendiğimize göre Hz. Süleyman (as) hem peygamber,hem de hükümdardı.Öyle bir peygamberdi ki sözünü sadece insanlar değil cinlere,rüzgara velhasıl her şeye geçerdi..Yemende kraliçe olarak yaşayan Belkıs halkıyla birlikte güneşe taparlardı.Hz.Süleyman (as) elçisini gönderip Allah’a inanmaya,yalnız Allah’a ibadet etmeye davet etti.Kraliçe önce inanmak istemedi,hediyelerle konuyu halletmeye çalıştı. Fakat Hz.Süleyman (as) ın kararlılığı karşısında dayanamayıp iki üç ay sürecek uzun b ir yolculuğa çıkmaya ve Hz.Süleyman (as) la görüşmeye karar verdi.Hz .Süleyman (as) onlar gelmeden Kraliçe Belkıs’a bir mucize göstermek istedi.Bu mucize öyle bir şey olmalı ki Kraliçe Belkıs görür görmez güneşe tapmaktan vazgeçmeliydi.Hz.Süleyman (as) memleketinin önde gelen en namlı bilginleriyle en becerikli cinlerini çağırdı.Bunların içlerinden herkesin tanıdığı yaşlı ve ilahi kitapların sırrını bilen çok ünlü bir bilgin ayağa fırladı ve “ siz daha gözünüzü açıp kapamadan ben onu size getiririm “ diye konuştu ve sözlerinin bitmesiyle tahtın gelmesi bir oldu.Yemendeki Kraliçe Belkıs’ın süslü tahtı Şam’da bulunan Hz. Süleymen(as) ın önünde duruyor,parıl parıl parlayan tahta herkes şaşkınlıkla

bakıyor etrafındaki insanlar seslerini işitiyordu.Bu mucize bize eşyanın ses ve görüntü olarak nakledilebileceğini göstermekte,yani televizyona işaret etmektedir.

Yusuf suresinin 24.ncü ayetinde ”kendisine verilen ilim ve hikmetle Rabbinin delillerini görmeseydi” manası verilen ayetin tefsirinde “deliller” açıklanırken ; Hz. Yusuf’un sarayın duvarı yarılıp yüzlerce kilometre uzakta bulunan Ken’an daki babasını görüşünden bahseder ki bu da televizyona bir işaret manasını taşır.

Cenab-ı Hak yukarıda görüldüğü gibi ; iki peygamberine insanların bunları örnek bakıp çalışma yapmalarını ve günümüzün televizyon,uydu anteni,telekonferans,internet ve henüz gerçekleşmeyen eşyanın aynen nakli gibi sistemlere işaret ederek insanları benzerlerini keşfetmeye,yapmaya teşvik eder.

Bu teşvik doğrultusunda Avrupa’yı ilimle yüzyıllarca etkisi altına almış,birçok düşünüre ilham kaynağı olmuş Muhyiddini Arabi’nin(1165-1240) kitaplarında radyo,televizyon gibi aletlere parmak bastığını görüyoruz.Muhyiddini Arabı Bir kitabında “insanların hiçbir ses ve konuşması kaybolmaz,atmosfere yayılır.Eğer bunları toplayıp aksettirebilecek bir cihaz yapılsa sesleri aynen dinlemek mümkün olur” hatta bu konuda çalışmalar yapan Markoni, Muhyidddini Arabi’nin bu keşfini okuyarak radyoyu ,İskoçyalı Bilgin Baird (1926) ve Amerikalı ilim adamı Zworykin (1934 ) televizyonu keşfetmişlerdir.

Gelecek yazılarımızda peygamber mucizelerinden Kur’anın kainatı nasıl okuduğuna bakarak ; Koku Naklinden ,elektrik,baraj,rüzgar,uçuş,uçak,yakıtsız uçaklar,yıldızlara çıkma,yerin derinliklerinden uzay boşluğuna,Nuh’un gemisine,denizaltılara,yakmayan ateşe,800 sene önce gerçekleştirilen robot ve radar vb… konulara değinmek üzere hoşça kalın…





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
FOTO GALERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
    AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
  • BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
    BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
  • İÇERDE 19. BÖLÜM
    resim yok
  • Osman Zeki Öner
    Osman Zeki Öner
  • Osmanlı
    Osmanlı
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  1. AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
  2. BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
  3. İÇERDE 19. BÖLÜM
  4. Osman Zeki Öner
  5. Osmanlı
  6. Kubat Ötme Bülbül
VİDEO GALERİ
YUKARI